İple Erişim Teknisyenlerinin İnşaat İşçisine Dönüşmesi

Share

Aslında başlığın, iple erişim teknisyenlerinin endüstriyel dağcıya dönüşmesi, olması gerekmekteydi. Düzgün anlaşılamayacağı gerekçesiyle böylesi daha uygundur diye düşündük.

 

Başlamadan hatırlatalım, inşaat işçisini aşağılamak gibi bir düşüncemiz yok, olamaz da zaten. Sadece fiziki yeterlilikten daha fazlası gerektiğini belirtmek için böyle bir kıyaslama gereği duyduk.

 

Öncelikle İple Erişim Teknisyeni tanımını yapalım.

 

İple Erişim Teknisyeni: İp üzerindeki manevraları düzgün, eksiksiz ve kurallara uyarak yapabilen, en az 1 iple erişim sertifikasına sahip, eğitimini başarılı bir şekilde geçmiş kişiye denir.(Tabiki meslek olarak iple erişimin tanımı daha başka.)

Rope Access Technician

İple Erişim Teknisyenleri

Bakınız buraya dikkat edin, yüksekte çalışma belgesine sahip demiyor, iple erişim sertifikasına sahip diyor. Daha da önemlisi cam silen veya led takan demiyor ip üzerindeki manevraları yapabilen diyor.

 

Yani iple erişim teknisyeni, manevraları kuralların en küçüğünü bile ihmal etmeden yapan kişidir.

 

İple erişim teknisyeni perlonu üzerinde yürüdüğü platforma takarak iş yapan kişi değildir(bunu yapan sahne işinde çalışıp motor çeken insanlar mevcut). İple erişim teknisyeni 3 ayrı emniyet noktasını oluşturup, tek noktaya düşmeden aid climbing(yapay yatay tırmanış) yapar ve öyle işini halleder.

Grillon kullanımı ile

İple erişim teknisyeni hızlı cam sildiği için para almaz, ip üzerindeki manevraları kurallarına uygun yaptığı için ve işini düzgün yaptığı için para alır.

 

İple erişim teknisyeni inşaat işçisi gibi birden işe başlamaz, önce planlama yapılır, güvenli bölge oluşturulur, L3 kontrolünü yapar, malzemeler belirlenir, tehlikeler gözden geçirilir, her şey güvenli tüm malzemeler bakımlı ise işe başlanır.

 

Eksik malzemeyle iş yapamaz/yaptıramaz.

 

O yüzden mağaracılıkta gösterilen eksik malzeme ile ip manevraları eğitimi iple erişimde yoktur, olması da düşünülemez. Malzemen eksikse çalışma arkadaşım, o iş içerisinde cowstail(göbek bağı) kullanmıyor olabilirsin ama ipinde hasar vardır düğüm atarsın, yedek backup aletini yanlışlıkla düşürmüşündür cowstail(göbek bağı) takmak zorunda kalırsın.

Cowstail

İple erişim teknisyeni ip üzerinde çıkışa geçilecek yer yok ben jumar almayayım diyemez, el jumarı yanındadır hemde yedeği ile beraber.

(dipnot: bence iple erişim teknisyeni basic jumar ile göğüs jumarını karıştıracak kadar bilgisiz olmamalı)

Basic El Jumarı

İple erişim teknisyeni öyle standartları iple erişime uygun olmayan malzemeyle çalışamaz.

 

Piyasada, ucuz olduğu için Petzl Shunt kullanan insanlar var çok komik bir durum, üstelik Petzl üstüne basa basa bu alet iple erişim için uygun değildir dediği halde. Unutmayın arkadaşlar Petzl Asap’dan daha az komplike malzemeler seviyorsanız S-Tec Duck var hemde iple erişim için gerekli standartlara sahip emin olun hayatınızdan daha ucuz.(Ben asap ı göstererek shunt kullansana evladım daha geç eskiyor diyen Irata Level 3 iple erişim teknisyeni tanıdım ayrıca bu insan shunt a bağlı olan çekme ipinin ucuna düğüm atarak kullanmaktaydı, acaba kim verdi bu insana Level 3 belgesini? Tabi ki çoğunuz bu şirketin hangisi olduğuna adı kadar emin.)

S-Tech Duck

İple erişim teknisyeni bir malzemeyi kullanmadan önce standardının sahte olup olmadığını kontrol eder(az önce bahsettiğimiz şirkete dair merakı olan kalmadı sanırım.).

 

İple erişim teknisyeni “abö böz dağcıyıız” demez. İple erişim sektörünün dağcılıkla(malzemeler dahil) uzaktan yakından alakası olmadığını bilir.

 

İple erişim teknisyeni iyi dinlenmemiş ise çalışmaz, öyle gece yolda ol sonra işe başla diyemez kimse ona. Bunu yapan kişiye de gerektiği cevabı verir.

 

İple erişim teknisyeni düzgün beslenmezse çalışmaz, susuz kalmama hakkına sahiptir.

 

İple erişim teknisyeni ip üzerinde gereğinden fazla kalmaması gerektiğini eğitimini aldığı için bilir. Saçma sapan saatlerce çalışmaz.

 

İple erişim teknisyeni aynı zamanda yapacağı işin de belgesini almıştır. İp üzerindeki işini yine belgeli bir şekilde icra ettiği uzmanlığı ile beraber yapmasını iyi bilir.

 

Neyse bu şekilde devam edersek liste uzar gider birazda kötü şeylerden bahsedelim.

 

Endüstriyel dağcı:

Endüstriyel Dağcı

Endüstriyel dağcılık aslında 3 e ayrılır.

 

1- Endüstriyel alpinizm.

2- Geleneksel endüstriyel dağcılık.

3- Sportif endüstriyel dağcılık.

(Bir de endüstriyel trekking yapıp ben endüstriyel dağcıyım diyenler var)

Tabiki böyle bir şey yok. Akıl sağlığı yerinde olan biri iseniz endüstriyel dağcılık cümlesinin ne kadar saçma olduğunu fark etmişsinizdir.

 

Ayrıca ATC veya grigri’nın iple erişim standartları bulunmamakta 🙂 ben ilk endüstriyel dağcılık lafını duyduğumda aşağıdan emniyet alan biri varken iş yapan insanlar hayal ediyordum. Hatta işe gittiğinde önce tırmanıp sonra inişe geçtiğini falan düşünmüştüm. Tabi nereden bileceksin yapay dikey tırmanış diye bir şey olduğunu.

 

İşin garip kısmı tam olarak burası. İple erişim sektörünü dağcılık olarak tanıtıp, yetmezmiş gibi dağcılık federasyonundan olduğunu söyleyip iple erişim teknisyenliği işini öğretebileceğini öne süren insanlar türedi. Piyasada Sprat/Irata vb.. bir çok t*ş*klı şirket veya derneğin eğitimlerinin tamamını almış düzgün eğitimciler varken, kendini dağcı diye tanımlayan insanların bu sektörde eğitimci olmak istemesi gerçekten çok garip.

 

Tabiki işin takdiri siz bu sektörde çalışan insanlara kalmış. “Ya kardeşim ben inişimi yapar 200 tl ye hayatımı riske atar piyasanın ırzına geçerim, hatta ben varya ben ip üzerinde işimi yaparım yetmez iner yerdeki camları da silerim, o da yetmez mesaiye kalır ek ücret almam zaten öyle çay molasına felanda çıkmam inişimi yaptıktan sonra bir sigara yakar ve o bitmeden hattımı kaydırır yine ipime girerim. Valla ben durmam eve gitmeden şirkete gider yerleri temizler patrona da bir çay koyarım. Hatta fırsatım varsa aylık 4 bin liraya düzenli işe girerim günlük 130 tl ye çalışmış olurum. Neden diye soran olursa endüstriyel dağcı oldu dersiniz.”

 

Yönetmek sanat mıdır?

 

Büyük bir işletmede çalışıyorsanız yönetim sisteminin daha kurallara uygun ve alanında uzman insanlar tarafından gerçekleştiğini görürsünüz. Çünkü çalışılan bu tarz işletmeler genelde çalışan sayısının fazla olduğu büyük işletmelerdir. Kimse orada sizi laf kalabalığı ile yönetmeye kalkmaz, kurallara uyar işinizi yaparsınız. Bu tarz yerlerde daha çok “yönetmek bilim midir?” diye sorarsınız.

 

Fakat tehlikeli olan diğer durum küçük işletme dediğimiz işletmelerdir ki İple Erişim sektöründe bir işletmede daimi çalışan genelde 10’u geçmez. Bu tarz mikro işletme sahipleri genelde babacan tavırlı ve sanatsal yönetim tarzını Türk standartlarında uygulayan insanlardır. Bu kobi’ler bir tek iple erişimde değil diğer sektörlerde de böyledir.

 

Peki nasıl bu Türk standartlarında sanatsal yönetim?

 

Şirket sahibi ailenizden biriymiş gibi davranır. Sıkıntınız olduğunda halletmeye çalışır. Sizi hep önemsediğini düşünürsünüz. Sizi herkesten daha çok dinlemeye çalışır. Şirket aile şirketiymiş edasıyla yürür. Doğum gününüz kutlanır,fikir danışılır, beraber oturulur yemek yenir, çay içilir, maç izlenir. Aranızda artık resmiyet yoktur sizin nazınız çekilmiştir, duygusal olarak tatmin olmuş durumdasınızdır, patron artık adeta abiniz, resmen babanız olmuştur.

 

İyi de ne güzel işte!

 

Böyle bir durumda artık yapılan iş maddi bir durumdan duygusal bir boyuta geçmiştir. Sıra patrona geldiğinde, yeri gelir 1 saat erken işe başlanır, yeri gelir yarım saat geç işten çıkılır, yeri gelir bir işi yetiştirmek için varınızı yoğunuzu ortaya koyarsınız. Karşılığında iş sırasında bir el sana bir bardak gazlı içecek verir ya da hacım çok sağol sen olmasan ne yapardım bilmiyorum lafı sizi bulur.

 

Peki işin aslı nedir?

 

Siz artık o işyerinin kölesi olmuşsunuzdur. Patron isterse sizi 12 saat boyunca çalıştırır sizin sesiniz çıkmaz, çünkü o sizin hep yanınızda. Patron isterse size paranızı 1 ay sonra verir, çünkü o sizin abiniz sayılır. Patron devamlı kar eder ama siz hep aynı ücreti alırsınız. Patron zarar eder üzülürsünüz ama patron sayenizde daha fazla kazandığınızda ruhunuz bile duymaz.

 

Bir de bu tarz insanlarda gelenektir, olması gerektiği gibi bir hareket yaparsa direk size bahseder. İsterseniz bir örnek ile açıklayalım.

 

Patron 1: Var ya ben hiç sevmem öyle çalışanın parasını geç vereni, çalışanın teri soğumadan vereceksin ücretini al kardeşim bu senin paran.

 

Patron 2: Ayıp bir şey ya sen o kadar il dışından geleceksin bir de akşam yemeğini cebinden karşılayacaksın, hadi gel yemeğe gidelim.

 

Patron 3: Hep çalış çalış nereye kadar yeri geldimi oturup çayını içeceksin bırak işi de bir çay içelim. Harbi ya noldu senin bi kız vardı bla bla…

 

Patron 4: Yıllardır burada emek veriyorsun Çalışan X emeğinin karşılığını vermemek günahtır.(cüzi bir miktar fazla para verilir)

 

Gördüğünüz gibi hepsinin yaptığı ortak şey yapması gerekeni yapması. Ama bunu yapmadan önce veya sonra bu işin doğrusunu yaptığını size hatırlatmak bunların en genetik özelliğidir. Bu arada bir tane normal bir şey yapılır hatırlatılır, olması gereken diğer konular konuşulmaz, farkettiyseniz hepsini söyleyen farklı bir patron 🙂

 

Tabi ki bunlar sıkça rastlanan örnekler, patronunuzun bu konuda ne kadar yetenekli olduğuna ve ağzının ne kadar laf yaptığına göre bu örnekler değişebilir. Belki de sizi sizden daha iyi bilen biri bunları konuşmadan hissettirir yine de o duygusal bağı kurar.

 

Peki bu konu neden önemli?

 

Önemli çünkü sizi dağcı yapıcam çok para kazandıracağım diyenlere itibar etmemeniz gerekmekte.

 

Önemli çünkü iple erişim teknisyenliği profesyonel yürütülmesi gereken bir iş. Hatır için yorgun çalışmak sizi öldürür.

 

Önemli çünkü belgesiz çalışmak sizi öldürür ya da sakat bırakır.

 

Önemli çünkü sizin fiziksel gücünüzden faydalanmak, size yakın olmaktan geçmemeli.

 

Önemli çünkü iple erişim, endüstriyel dağcılığa dönüşmemeli.

 

Bu arada yönetimin hem bilim hem de sanat olduğunun farkındayız…

Comments are closed.